draw on - Turkish English Dictionary

draw on

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "draw on" in Turkish English Dictionary : 16 result(s)

English Turkish
Common Usage
draw on v. yararlanmak
I must point out that unfortunately we cannot simply draw on best practices in the Member States.
Ne yazık ki Üye Devletlerdeki en iyi uygulamalardan yararlanamayacağımızı belirtmeliyim.

More Sentences
General
draw on v. yaklaşmak
Winter is drawing on.
Kış yaklaşıyor.

More Sentences
draw on v. kullanmak
We draw on our 80 years of expertise in energy generation for the benefit of your projects.
Enerji üretimindeki 80 yıllık uzmanlığımızı projelerinizin yararına kullanıyoruz.

More Sentences
draw on v. çekmek
draw on v. giymek
draw on v. cezbetmek
draw on v. zamanın yaklaşması
draw on v. neden olmak
draw on v. hesap vb'nden para çekmek
draw on v. nefes çekmek (sigaradan)
draw on v. (sigaradan) nefes çekmek
draw on v. (sigaradan) duman çekmek
draw on v. duman çekmek (sigaradan)
Phrasals
draw on v. getirmek
draw on v. vesile olmak
draw on v. tetiklemek

Meanings of "draw on" with other terms in English Turkish Dictionary : 77 result(s)

English Turkish
General
draw a bead on v. nişan almak
be quick on the draw v. erken davranmak
draw on a cigarette v. sigara çıkarmak
draw on something v. bir şeyin üstüne resim vb çizmek
Phrasals
draw on something v. bir şeyden kullanmak
draw on someone or something v. birinden/bir şeyden yararlanmak
draw on something v. bir şeyden çekmek
Idioms
draw a bead on v. göz koymak
draw a bead on v. dikkatle nişan almak
draw a bead on v. tüm ilgisini birine yöneltmek
draw a bead on someone v. birisine silah doğrultmak
draw a bead on someone v. birisine nişan almak
get the draw on someone v. birisini geçmek
get the draw on someone v. birisinden avantajlı durumda olmak
be fast/quick on the draw v. silahını hızlı çekmek
be fast on the draw v. silahını hızlı çekmek
be fast on the draw v. fişek/şimşek gibi olmak
be fast/quick on the draw v. fişek/şimşek gibi olmak
be fast on the draw v. silahına hızla davranmak
be fast/quick on the draw v. çok hızlı olmak
be fast on the draw v. çok hızlı olmak
be fast/quick on the draw v. silahına hızla davranmak
draw the curtain on (something) v. (bir şeyi) sonlandırmak/bitirmek
draw a bead on (someone or something) v. tüm dikkatini (birine/bir şeye) vermek
draw a bead on (someone or something) v. (birine/bir şeye) namlu/silah doğrultmak
draw a bead on (someone or something) v. birini/bir şeyi takdir etmek
draw a bead on (someone or something) v. (birine/bir şeye) nişan almak
draw a bead on (someone or something) v. birini/bir şeyi idrak etmek/anlamak
draw a bead on (someone or something) v. birine/bir şeye odaklanmak
draw a bead on (someone or something) v. birini/bir şeyi hedef almak
be quick on the draw v. batının en hızlı silah çeken adamı olmak
be fast on the draw v. hızla cevap vermek
be fast on the draw v. hızlı tepki verebilmek
be fast on the draw v. batının en hızlı silah çeken adamı olmak
be fast on the draw v. hazırcevap olmak
be quick on the draw v. hızlı tepki verebilmek
be quick on the draw v. hazırcevap olmak
be quick on the draw v. hızla cevap vermek
be fast/quick on the draw v. hızlı anlamak/kavramak
be fast/quick on the draw v. hemen anlamak/kavramak
be quick on the draw v. hızlı silah çekmek
draw a bead on someone/something v. birine/bir şeye nişan almak
draw the curtain on (something) v. (bir şeyi) perdelemek
draw a bead on someone/something v. birine/bir şeye silah çekmek
draw a bead on someone/something v. birine/bir şeye silah doğrultmak
draw the curtain on (something) v. (bir şeyi) örtbas etmek
draw the curtain on (something) v. (bir şeyi) saklamak
draw a bead on someone/something v. birine/bir şeye namlu doğrultmak
draw a bead on someone/something v. birini/bir şeyi hedef almak
draw the curtain on (something) v. (bir şeyi) gizlemek
draw the curtain on (something) v. (bir şeyin) üstünü örtmek
get the draw on v. '-i enselemek
get the draw on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) geçmek
get the draw on v. '-i geçmek
get the draw on (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) avantajlı durumda olmak
get the draw on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) enselemek
get the draw on v. -den avantajlı durumda olmak
draw the blinds on v. gereğinden fazla uzamış bir şeye son vermek
draw the curtains on v. gereğinden fazla uzamış bir şeye son vermek
draw the shades on v. gereğinden fazla uzamış bir şeye son vermek
draw a bead on v. büyük amacı olan
draw a bead on v. azimli bir planı olan
quick on the draw adj. leb demeden leblebiyi anlayan
slow on the draw adj. kalın kafalı
quick on the draw expr. hızlı silah çeken
slow on the draw expr. algılama sorunlu
slow on the draw expr. jetonu geç düşen
quick on the draw expr. hızlı cevap veren
quick on the draw expr. çabuk kavrayan
Speaking
don't draw on your desk expr. sıranı karalama
Education
draw on the desk v. sırasını karalamak
not draw on the desk v. sırayı karalamamak
draw on the desk v. sırayı karalamak
not draw on the desk v. sırasını karalamamak
not draw on the desk v. sıra karalamamak
draw on the desk v. sıra karalamak
Hunting
draw a bead on someone v. nişan almak